Reklam içeriği yüklenmemiş.
wassap
SİVİL TOPLUM (SG) - Seydişehir Gündem | Haber Girişi: 03.10.2021 - 19:34, Güncelleme: 03.10.2021 - 19:42

Camiler ve din görevlileri haftasi

 

Camiler ve din görevlileri haftasi

1-7 Ekim tarihleri Camiler ve Din Görevlileri Haftası’dır. İlçe Müftüsü Adem Bebek hafta ile ilgili şunları söyledi:
1986 yılından itibaren Diyanet İşleri Başaknlığımız tarfından 1-7 Ekim tarihleri “Camiler Haftası” olarak kutlanmış, 2003 yılından itibaren de haftanın adı “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olmuştur. Hafta, yurtiçinde tüm müftülüklerimiz, eğitim merkezlerimiz ve camilerimizde, yurtdışında ise tüm Din Hizmetleri Müşavirlik, Ataşelik ve camilerimizde kutlanmaktadır. Her yıl Camiler ve Din Görevlileri Haftası yeni bir gündemle gelir. Bu gündem, toplumsal hayatımızın önemli bir değerini konu edinir. Bu yılki gündeme taşınan değerimiz ise VEFA dır. İslam medeniyetinde camiler ve mescitler, Hz. Peygamber (s.a.s.) zamanından günümüze kadar hayatın ve toplumsal yaşamın merkezi olmuştur. Camiler ve mescitler diğer toplumsal fonksiyonlarının yanı sıra asrı saadetten günümüze kadar birer eğitim ve öğretim kurumu olma vasfını da taşımışlardır. Bu manada, Müslümanların ilk eğitim ve öğretim kurumunun camiler ve mescitler olduğunu söylemek mümkündür. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Medine’de inşa ettiği Mescid-i Nebevi ile başlayan bu süreç, fethedilen veya İslam’ı kabul eden bölgelerde yapılan camiler ve mescitlerle devam etmiştir. Özellikle cuma namazı kılınan cami ve mescitler, hem bir ibadet mekânı hem de İslam’ın anlatılıp öğretilmesi için birer eğitim ve öğretim kurumu olarak büyük hizmetler ifa etmişlerdir. Camilerin etkin bir ilim ve eğitim kurumu olma vasıflarını İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren müşahede etmekteyiz. Müslümanlar tarihin her döneminde kurdukları yeni yerleşim biriminde en başta toplumu kucaklayan, gönülleri birleştiren, bir olan Allah’a kul olma bilincini ve toplumsal anlamda birlik oluşturma şuurunu elde ettikleri camileri inşa etmişlerdir. Şu ayet ve hadis bu hususta teşvik edici olmuştur: “Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur." (Tevbe, 9/18) "Şehirlerde Allah'ın en çok sevdiği yerler mescidlerdir." (Müslim, Mesâcid, 288) Camileri inşa ve imar edenler dinimizce övülmüş, cemaat halinde kılınan namaz ferdi olarak kılınan namaza nispetle 27 derece üstün tutulmuştur. Sebebi, ibadet bilgisi yanında inanç, ahlak ve diğer dini değerlere ait bilgilerin öğrenildiği, toplumun ruhen birbiriyle kaynaştığı, güzelliklerin ve nimetlerin paylaşıldığı, olumsuzluk ve musibetlere karşı yardımlaşma ve birlikte mücadele etme azminin perçinlendiği mekanların camiler olmasıdır. Bu yönüyle camiler inanan insanları hem bilgiyle donatan hem sosyalleştiren hem de sorumluluk bilinci kazandıran merkezler olma özelliği taşırlar. Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine’ye hicreti esnasında yol güzergahımda “Takva Mescidi” olarak Allah tarafında Kur’an’da isimlendirilmiş olan Kuba Mescidi’ni, Medine’ye varır varmaz da ilk iş olarak ashabıyla birlikte Mescid-i Nebi’yi inşa etmiştir. Mescidini inşa eder etmez de onun çatısı altında Ensar ve Muhaciri kardeş ilan ederek gönüllerin imarını esas almıştır. Zira gönüllerin kaynaşmadığı ve birbiri için fedakarlık yapma ruhunun gelişmediği toplumlar en basit sarsıntıda dağılıp gider. Milletimizin, birçok iç ve dış mihraklar tarafından uygulamaya konan parçalama operasyonlarına rağmen dimdik ayakta duruyor olmasının en önemi sebeplerinden birisi camilerin bu birleştiricilik fonksiyonudur. Kurtuluş Savaşı yıllarında camilerde okunan hutbe ve vaazlar, 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı minarelerimizden yükselen salâlar bunun canlı şahitleridir. Camilerin maddi inşasında ve manevi imarında emeği bulunan tüm hayır ehlini ve buralarda toplumun iman, ibadet ve ahlâk değerleriyle yetişmesinde emeği bulunan tüm hocalarımızı hayırla yadetmek, onlara VEFA göstermek ve VEFA yı tüm toplumda yaygınlaştırmak insani erdemlerimizdendir. Millet olarak bu güne kadar bizi tanınır kılan tüm değerlerimizin merkezinde Müslüman oluşumuzun önemli bir yeri olduğunu, bunu bize kazandıran ecdadımıza, camileri inşa eden hayır ehline ve adeta hamurumuzu mayalayan tüm ilim irfan ehli hocalarımıza şükranlarımızı sunar; ahirete irtihal edenleri rahmetle anar, hayatta olanlara sıhhat ve afiyetler niyaz ederiz. Müftülük olarak, hafta vesilesiyle: Cami ve Kur’an kurslarının yapımında emeği geçen, cemaati olan tüm hayırseverlerimizden ve buralarda ömrünü hizmetle geçirmiş hocalarımızdan ahirete irtihal edenlere hatimler okuduk, mevlid ve dua programı tertip ettik. Hayatta olan hayır sahiplerini ziyaret edip, teşekkür belgeleri takdim etme, Emekli din görevlilerimizi mekanlarında ziyaret etme, İhtiyaçlı kardeşlerimize yardım etkinliği, Üniversite öğrencilerimizden ihtiyaçlı olanları destekleme, Küpe Camii altında Gençlik Merkezi oluşturma, Alaylar iki Mahallemizde modern bir 4-6 yaş Kur’an Kursu temeli atma çalışması; Planlanmış ve uygulaması devam etmektedir.
1-7 Ekim tarihleri Camiler ve Din Görevlileri Haftası’dır. İlçe Müftüsü Adem Bebek hafta ile ilgili şunları söyledi:

1986 yılından itibaren Diyanet İşleri Başaknlığımız tarfından 1-7 Ekim tarihleri “Camiler Haftası” olarak kutlanmış, 2003 yılından itibaren de haftanın adı “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olmuştur. Hafta, yurtiçinde tüm müftülüklerimiz, eğitim merkezlerimiz ve camilerimizde, yurtdışında ise tüm Din Hizmetleri Müşavirlik, Ataşelik ve camilerimizde kutlanmaktadır.

Her yıl Camiler ve Din Görevlileri Haftası yeni bir gündemle gelir. Bu gündem, toplumsal hayatımızın önemli bir değerini konu edinir. Bu yılki gündeme taşınan değerimiz ise VEFA dır.

İslam medeniyetinde camiler ve mescitler, Hz. Peygamber (s.a.s.) zamanından günümüze kadar hayatın ve toplumsal yaşamın merkezi olmuştur. Camiler ve mescitler diğer toplumsal fonksiyonlarının yanı sıra asrı saadetten günümüze kadar birer eğitim ve öğretim kurumu olma vasfını da taşımışlardır. Bu manada, Müslümanların ilk eğitim ve öğretim kurumunun camiler ve mescitler olduğunu söylemek mümkündür. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Medine’de inşa ettiği Mescid-i Nebevi ile başlayan bu süreç, fethedilen veya İslam’ı kabul eden bölgelerde yapılan camiler ve mescitlerle devam etmiştir. Özellikle cuma namazı kılınan cami ve mescitler, hem bir ibadet mekânı hem de İslam’ın anlatılıp öğretilmesi için birer eğitim ve öğretim kurumu olarak büyük hizmetler ifa etmişlerdir. Camilerin etkin bir ilim ve eğitim kurumu olma vasıflarını İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren müşahede etmekteyiz.

Müslümanlar tarihin her döneminde kurdukları yeni yerleşim biriminde en başta toplumu kucaklayan, gönülleri birleştiren, bir olan Allah’a kul olma bilincini ve toplumsal anlamda birlik oluşturma şuurunu elde ettikleri camileri inşa etmişlerdir. Şu ayet ve hadis bu hususta teşvik edici olmuştur: “Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur." (Tevbe, 9/18)

"Şehirlerde Allah'ın en çok sevdiği yerler mescidlerdir." (Müslim, Mesâcid, 288)

Camileri inşa ve imar edenler dinimizce övülmüş, cemaat halinde kılınan namaz ferdi olarak kılınan namaza nispetle 27 derece üstün tutulmuştur. Sebebi, ibadet bilgisi yanında inanç, ahlak ve diğer dini değerlere ait bilgilerin öğrenildiği, toplumun ruhen birbiriyle kaynaştığı, güzelliklerin ve nimetlerin paylaşıldığı, olumsuzluk ve musibetlere karşı yardımlaşma ve birlikte mücadele etme azminin perçinlendiği mekanların camiler olmasıdır. Bu yönüyle camiler inanan insanları hem bilgiyle donatan hem sosyalleştiren hem de sorumluluk bilinci kazandıran merkezler olma özelliği taşırlar.

Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine’ye hicreti esnasında yol güzergahımda “Takva Mescidi” olarak Allah tarafında Kur’an’da isimlendirilmiş olan Kuba Mescidi’ni, Medine’ye varır varmaz da ilk iş olarak ashabıyla birlikte Mescid-i Nebi’yi inşa etmiştir. Mescidini inşa eder etmez de onun çatısı altında Ensar ve Muhaciri kardeş ilan ederek gönüllerin imarını esas almıştır. Zira gönüllerin kaynaşmadığı ve birbiri için fedakarlık yapma ruhunun gelişmediği toplumlar en basit sarsıntıda dağılıp gider. Milletimizin, birçok iç ve dış mihraklar tarafından uygulamaya konan parçalama operasyonlarına rağmen dimdik ayakta duruyor olmasının en önemi sebeplerinden birisi camilerin bu birleştiricilik fonksiyonudur. Kurtuluş Savaşı yıllarında camilerde okunan hutbe ve vaazlar, 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı minarelerimizden yükselen salâlar bunun canlı şahitleridir.

Camilerin maddi inşasında ve manevi imarında emeği bulunan tüm hayır ehlini ve buralarda toplumun iman, ibadet ve ahlâk değerleriyle yetişmesinde emeği bulunan tüm hocalarımızı hayırla yadetmek, onlara VEFA göstermek ve VEFA yı tüm toplumda yaygınlaştırmak insani erdemlerimizdendir.

Millet olarak bu güne kadar bizi tanınır kılan tüm değerlerimizin merkezinde Müslüman oluşumuzun önemli bir yeri olduğunu, bunu bize kazandıran ecdadımıza, camileri inşa eden hayır ehline ve adeta hamurumuzu mayalayan tüm ilim irfan ehli hocalarımıza şükranlarımızı sunar; ahirete irtihal edenleri rahmetle anar, hayatta olanlara sıhhat ve afiyetler niyaz ederiz.

Müftülük olarak, hafta vesilesiyle:

Cami ve Kur’an kurslarının yapımında emeği geçen, cemaati olan tüm hayırseverlerimizden ve buralarda ömrünü hizmetle geçirmiş hocalarımızdan ahirete irtihal edenlere hatimler okuduk, mevlid ve dua programı tertip ettik.

Hayatta olan hayır sahiplerini ziyaret edip, teşekkür belgeleri takdim etme,

Emekli din görevlilerimizi mekanlarında ziyaret etme,

İhtiyaçlı kardeşlerimize yardım etkinliği,

Üniversite öğrencilerimizden ihtiyaçlı olanları destekleme,

Küpe Camii altında Gençlik Merkezi oluşturma,

Alaylar iki Mahallemizde modern bir 4-6 yaş Kur’an Kursu temeli atma çalışması;

Planlanmış ve uygulaması devam etmektedir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Reklam içeriği yüklenmemiş.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.