Haber Detayı
11 Ocak 2021 - Pazartesi 00:25 Bu haber 653 kez okundu
 
Sepetçiliğin öyküsü
Emine Göksu..
ANALİZ Haberi
Sepetçiliğin öyküsü

M.ö.2000 ve 8000. Yılları arasına gidiyoruz. Henüz tarım gelişmemişken insanlar tümüyle avcılık ve toplayıcılıkla geçiniyorlardı. Doğal ortamlarda yasayan bu insanlar sepetçiliğimde bu dönemlerde öğrenmişlerdir. Doğadan elde edilen bu malzemelerle örülen bu sepetler kuşaktan kuşağa günümüze kadar gelmiştir. İnsanların geçim kaynağı bu sepetler olmuştur. Dedelerimizden günümüze kadar gelmiştir. Peygamber efendimiz s.a.v zamanından Mevlana Celalettin Rumi Hazretlerinden Çanakkale savaşlarından günümüze kadar o günleri bizlere taşımıştır. El emeği göz nuru ağaç filizlerini şekillendirdiği geçmişten izler taşıyan çeşitli kullanım alanlarına sahip teknolojik ürünlerin bitirdiği bir zanaat ve sanattır. Ellerde şekiller bulan her biri ayrı ayrı sepetler örülmektedir. Gençlerimizi çocuklarımızı sepetçilik konusunda yetiştirmeliyiz. Onlara çıraklık eğitimi vermeliyiz. Trakya bölgesinde özellikle Romanların geçim kaynağı olarak bugünde varlığını devam ettirmekte. Sepetçilik isi sanıldığı kadar basit bir is değildir. Seydişehir’de abdallar bu isi çok güzel yürütmekteydi ama sanırım bıraktılar. Sepetçilik sanatı ambalaj sistemiyle biraz gerilemiştir. Bağ bahçe islerinin pazara götürülmesi hep sepetlerle oluyordu. Modern ambalaj sanayi sebebiyle sepetçilik gerilemiştir. Ama günümüzde de hala ihtiyaç vardır. Plastikler sağlık acısından zararlı olduğu için sepet çok kıymetlidir. Esim Ali Göksu memleketimde sepet ustasıdır. Bu yüzden bu sanatla her zaman ic içeyizdir. Birkaç sene bu sanatı esim örerek bende pazarlarda satarak ticaret ve turist ilk amaçlı ailemize katkıda bulunduk halada bu sanatı yapmaktayız. Esim bu sanatı çocukken çobanlardan öğrenmiş. Ağaç dallarından sorkunlardan bambu ve kamışlardan örmekte bende satarak aileme katkı sağlamaktayım. Bu sanat bizim için çok özeldir. Dokunan her ilmikte sevgi ask sabır emek fedakârlık vefa yasam hayat vardır. Bu is askla sevgiyle yapılır. Bu sanatı yaparken cayın bile tadı farklıdır. Bu sanat bana çok şey öğretti. İnsanları hayati fedakârlığı Sabri verilen emeği zamanı. Ama bu isin en güzel yani saatimizi yabancı ülkelere tanıtmaktı. Asırlardır çeşitli amaçlar için kullanılan zamana ve teknolojiye direnen el emeğiyle oluşmuş geleneksel hazineni ustasından gölge bırakacak iki söz son demlerimiz. Halk eğitimde kurslar verilsin. Bu sanatı gençlerimize çocuklarımıza bırakalım. Ölümsüzleştirelim.

Kaynak: (Enver Haykır) - Seydişehir Gündem Editör: Enver Haykır
Etiketler: Sepetçiliğin, öyküsü,
Yorumlar
Haber Yazılımı