Yazı Detayı
22 Aralık 2016 - Perşembe 23:04 Bu yazı 1474 kez okundu
 
2017…
Havva Dilek
dilek_toros42@hotmail.com
 
 

Benimle Gelecekler Bir Adım Öne Çıksın.

Yeni gün’de sabaha gülümseyen bir yüzle uyanmak istedim, isterdim. İstemeye de devam edeceğim, hiç kuşku yok.

“Şairler hüzünlü insanlardır” denir hep. Şair olduğumdan falan değil, ki öyle bir niyetim de yok hani, sanki hüznün bizatihi kendisi şair midir nedir?  Hep bir hüzün var içimde, ya da ben hüznün içinde. Giremiyorum içeri çıkamıyorum içinden misali.

2017’ye hüzün de gelmek istiyor. Sen kal! Diyorum. Hayır! Olmaz diyor. İlla ben de geleceğim diye, dört yaşında bir çocuk gibi mızmızlanıp duruyor. İkna edemiyorum bir türlü. Şimdilik; ben diretiyorum, o diretiyor…

Yüzmeyi bilmediğim bir denizde boğuldum. Dibe vurduk, en dibe. ‘En’ kelimesini hiç sevmem aslında.  Dostlar ,  ‘bazen bütün kapılarını kapatıyorsun’ diyor. Boğulurken insanın kapı kollarını bulamadıklarını bilmediklerinden sanırım. Onca su yuttum, kılcal damarlarım yandı, kalbim kavruldu. Hayattayım inanılır şey değil.

O halimin yüzüne bakmadım uzun zaman, konuşmadım onunla. Suratsız bir ben bana bile çok geldi çoğu zaman, lakin aynayı yüzüme tutmaktan bıkmadı, usanmadı. Tıpkı benim gibi, Yörük inadı tuttu anlaşılan.

Boğulan birini denizde bırakmaya kalbim razı değil, kaçarı yok onu da götüreceğim 2017’ye.

Sekiz yaşında ki oğlum yeni şeyler öğreniyor. Denizanaları,  kalbi, beyni olmayan deniz canlılarıymış, diyor. Geçtiğimiz yıl bolca ve ondan önce ki yıllar boyunca denizanalarıyla, babalarıyla hep birlikte yaşadık, yaşıyoruz oğlum diyemedim.

Gerçekçi olmak gerek, onlar da 2016 ‘da kalacak gibi görünmüyor şimdilik. Şimdilik, dedim bak altını çizerek…

Serçe kalpli anne yüzlerini, uçurtma bakışlı çocuk gülüşlerini fotoğraf karelerine astık ellerimiz titreyerek. Gözleri hiç gitmeyecek gözlerimin önünden biliyorum. Bu çığlıkla hesaplaşmak gerek, götürüp götürmeme meselesine indirgeyemem. Ki indirgenecek şey değil.

Bir dostum şöyle demişti ,’insan beyni katlanamayacağı acılarla karşılaşınca, onları beynin alt kısımlarına iter. Aksi halde bu acılarla uzun zaman yaşamasına imkân yok ‘. Sanırım bu yıl bunu çok yaptı, omuzlarımızın üstünde ki, saçlı derinin içinde duran şey.

Belki de beni ben, bizi biz yapan bu şeylerdir ama bunlarla aynı ortamda uzun süre kalamayacağım, bunu peşin peşin söylemeliyim 2017’ye.

Bazen şehirleri karıştırıyorum. Keçecileri Antalya’ya, Yüksek alanı Konya’ya yazıyorum mesela. Işıklı kentlerin sallanan arka cepleri yerli yerinde duruyor hala.

Ateşe düştüklerinde önce kuyruklarını, sonra etiketlerini yakanları, olabilirse tamamen kapsam dışı bırakmak istiyorum.

Hayat belki de, “her detayı kaleme alma yoksa bu kadarla kalmaz üzerine kan sıçratırım “ diyor demesine de, her bombalama, patlama sonrası daha fazla kan sızdırıyor egemenlerin sözleri, camdan vitrinlerinden.

Daha bir sürü şey vardı yazacağım, yazmak istemiyorum.

Darbe girişimi ve sonrası ve ohal kalsın.

Ha birde, bir biletten gelecek bekleyenler, umanlar… Size her yer Paris!

2017…

Senden hiç bir beklentim yok. Beklenti insanı üzer, kör eder, sağır eder, uçuruma iter.

Yapmak istediğim, yapmak gereken ne varsa o yaşanacak.

İçimde ki çocuk, kelebek kanatlarım ve martılar benimle gelecekler.

Hepsi bu.

 
Etiketler: 2017…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Yaşamak ağrısı
Araştırmaların canı cehenneme!
Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser!
Bir ebenin günlüğünden
1 Mayıs /yüz yıllık çınardan büyüksün
Erkekleri öldürdüğümüz için, öldürülüyoruz!
Sevgisiz bir dünyanın canı cehenneme!
Yeni yıl, yeni umutlarla gelsin!
Sen toprağı tut!
E- REÇETE: Hadi köyümüze geri dönelim!
Zaman ruhu “Sonbahar”
Yalan hepsi ama hepsi yalan
Çocuklar sensör istiyor!
Kalbimi tut
Ey işçi !
Dua'nın gücüyle, korkuyorum!
Şeker deyip geçmeyin
Cevap verme, cıss!
…//2018
Kimsenin kalbi kimseye yetmiyor
Mevsim sonbahar
Uzak Kentlerin Yakın Çocuklarıyız
Sonra…
Ve hepimiz öleceğiz!
Seçim sandıklarımız
Yuh bize!
Ölümden vampirler beslenir
Kadınları toplumsal yaşamın dışında kimse özgürleştiremez
Aşk ola..!
Yaşadıkça eskitiyoruz eskiyoruz
Annelerin ölüm doğurdukları bir zaman
Şair öldürülen her şiir’inde ölür
Sevişmeyin ! savaşın
Durduk yere
Sessizlik
Kuşlar uçmazsa ölür
O hal de. şimdi susabilirsiniz!
Siz bir bağımlısınız
Eylül’de okullar açılırken !
Bağırrr !
aradığınız güçlü erkek öldü !
Hangi adalet !
Otur Süleyman !
Ve dahası çok olmadan !
Sevgili günlük
Nefret barbarlığı !
Sinek yuttum ölüyorum ! Sizin Allah’ınız yok mu ?
Umut !
Şiir’e gel !
Tıpkı şairin dediği gibi
Erk’ekleri öldürdüğümüz için, öldürülüyoruz!
Eşiniz sizi aldatıyor mu ?
Gülümseyin … çekiyoruuum … çektim!
Daha ne deyim !
Kontrollü gebelik sağlıklı gelecek
Aya Kurşun Atan Kadın Doğurdu Beni
Şair Yaşar Nezihe
Artık Şiir Yazmayalım !
Güzel Ölüm !
Toplumsal yaşamın dışında kadını hiç kimse özgürleştiremez
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Özlü Sözler
Çoban uyudu mu kurt emin olur.


Mevlana
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

,