Yazı Detayı
01 Haziran 2016 - Çarşamba 02:07 Bu yazı 2090 kez okundu
 
Kontrollü gebelik sağlıklı gelecek
Havva Dilek
dilek_toros42@hotmail.com
 
 

Doğum kontrolü demek, bir çiftin istediği aralıkta , bakabileceği kadar “çocuk sahibi” olması demektir. Doğum kontrolü sanki nüfusun azalması yönünde kullanılan bir yöntemmiş gibi bir algı yaratılmaya çalışılması manidardır. Önemli olan, bir toplumdaki çiftin bakabileceği kadar (yani kendi sosyal ve ekonomik özelliğine göre) “çocuk sahibi” olmak hakkıdır. 

“Çocuk Sahibi” kelimelerini özellikle tırnak içinde kullanıyorum çünkü sahiplik sanki  her türlü kullanım hakkını içeren garip bir kavramdır ki bundan irrite oluyorum. Bir zamanlar ve belki halen  hastalara (özellikle kadınlar için ) “sahibin kimse o gelip imza atsın” gibi  bir yaklaşımdan irrite olduğum gibi.

Çocuklar  bir toplumun geleceğidirler.

Türkiye’de her  beş gebelikten biri istenmeyen gebeliktir ne yazık ki!

İstenmeyen bebekler olarak hayata merhaba demektedirler.

Türkiye'de doğum kontrol yöntemleri geleneksel yöntemler ve modern yöntem diye ikiye ayrılmaktadır. En çok kullanılan Modern yöntemler, doğum kontrol hapları, deri altı implantları, hormonlu veya hormonsuz spiral yani rahim içi araç ve kondom olarak sıralanabilmektedir. 

Yapılan bir ankete göre, her 10 kişiden 3’ü doğum kontrolü konusunda efsanelere ve doğru bilinen yanlışlara inanıyor.

Her 10 kişiden 3’ü doğum kontrolü konusunda bilgi sahibi olmadığını, 5’i orta seviyede bilgi sahibi olduğunu ve yaklaşık 2’si de yeterli ölçüde bilgili olduğu ortaya çıktı. 

%30 erkek, %70 kadın olmak üzere toplam 23.427 kişinin katıldığı online anketin 19-80 arasında değişen katılımcı profilinin yaş ortalaması 27 olarak hesaplandı.

En yüksek katılım İstanbul’dan gelirken ardından Ankara, İzmir, Adana ve Antalya gibi büyük şehirler takip etti. Büyük şehirleri takip eden illerin başsında ise Bursa, Kocaeli, Afyon, Amasya ve Balıkesir geldi
Ankette katılımcılara yöneltilen “Kullanacak olsanız, aşağıdaki doğum kontrol yöntemlerinden hangisini tercih ederdiniz?” sorusuna verilen cevaplar, bu istatistikleri doğrular nitelikte: Prezervatif (%30.25), Doğum Kontrol Hapları (%28.40), Spiral (%15.55), Geri Çekilme (%13.40), Sterilizasyon (%5.42), Diğer (%4.52), Takvim Yöntemi (%2.46).
Türkiye nüfusunun bazı Avrupa ülkelerindeki sıfır nüfus artışı gibi bir sorunu hiç olmamıştır.  Mevcut artış hızı ile Türkiye nüfusunun 2050 yılında 95 milyon olacağı öngörülmektedir. Türkiye verilerine göre yöntemlerin dağılımına bakıldığında, evli kadınlarda geri çekme yönteminin 1983 yılından beri %25-26 oranıyla en sık kullanılan yöntem olduğu görülüyor. Aslında bu bir korunma yöntemi değildir çünkü bunu uygulayan dört kadından birisi gebe kalıp kürtaj olmak zorunda kalır.

Ki yasal olsun ya da olmasın Türkiye ‘de  350 bin civarında  kürtaj yapıldığı tahmin edilmektedir.

Ankete katılan 10 kişiden 6’sı doğum kontrol haplarının kilo aldırdığına inandığını söylese de  bilimsel veriler bunun şehir efsanesi olduğunu ve doğum kontrol haplarının kilo aldırmadığı kanıtlıyor. Doğum kontrol haplarının az bilinen diğer faydaları arasında sivilceleri ve tüylenmeyi azaltması, adet öncesi gerginliği tedavi etmesi ve adet ağrılarını azaltması yer alıyor.

Katılımcıların %15’i cinsel ilişkiden sonra hemen banyo yapıldığında gebeliğin engellendiğini zannediyor, oysa bu da bir şehir efsanesi ve banyo yapmak gebeliği önlemiyor.

Sıkça merak edilen bir diğer konu ise yeni doğum yapmış annelerin emzirme döneminde gebe kalıp kalamayacağı yönünde. Emzirme dönemindeki kadınlar da gebe kalma riski taşıyor ve anket, toplumun büyük kısmının bu konuda doğru bilgiye sahip olmadığını kanıtlıyor.

 

Ülkemizde çoğunlukla tercih edilen geri çekilme yöntemini kullanan kadınların 4’te 1’i ilk yılda gebe kalırken, ankete katılan katılımcılarının yüzde 80’inden fazlası bundan haberdar olduğu söylüyor.

Ankete katılan 10 kişiden 4’ünden fazlası modern doğum kontrol yöntemleri arasında bulunan spiralin cinsel ilişki sırasında hissedildiği efsanesine inanıyor.

Doğum kontrol haplarıyla sıkça karıştırılan ertesi gün haplarının ise bir alternatif korunma yöntemi olarak düzenli kullanılabileceğini düşünenlerin oranı %39’larda seyrediyor. Oysa ertesi gün hapları sadece acil durumlarda kullanılabilir, düzenli olarak kullanılması son derece sakıncalıdır.

Korunma yöntemlerinin kadınlar tarafından kullanılması, kendi öz sağlıkları için zorunluluktur. Erkekler hiçbir yönteme yanaşmıyor olsa bile lütfen. Her bir gebelik, ister istemli olarak sonlandırılsın, ister düşük ya da doğumla sonlansın kadın sağlığı için bir çok  sağlık riskleri taşır.

Her iki doğumumda da bizzat yaşamış, ölümden etkin ve de yetkin  ekipler sayesinde  geri dönmüş  biri olarak ta söylüyorum bunu.

Gebeler, gebe olmayan kadınlara göre önemli ölçüde kanama, enfeksiyon ve damar tıkanması, hayati bir organa pıhtı atma ve sonuç olarak ölüm riski taşır. Bu nedenle kadın sağlığı için her gebelik risk taşır.

Dünya da her yıl 289,000 anne ölümünün gerçekleştiği tahmin edilmektedir. (DSÖ,2014)

Ve bu ölümlerin sadece % 1’i gelişmiş ülkelerde, % 95’i Afrika ve Asya ülkelerinde meydana gelmektedir.

Özetle ;

Doğum kontrolü, geçici veya kalıcı olarak gebeliği engellemek ya da gebe kalma olasılığını azaltmak amacıyla çeşitli yöntemlerin, araç-gereçlerin ya da ilaçların kullanılmasıdır.

Bu yöntemlerden aile planlaması amacıyla hem kadın hem de erkek faydalanabilir.

kürtaj  gebeliğe son vermeyi amaçlarken doğum kontrolü gebeliği önlemeyi hedef alır.

Doğum kontrol yöntemleri, gebeliği önlemeyi amaçlar ancak bunun için kullanılan yöntemler bazılarınca çocuk düşürme yöntemi olarak eleştirilmektedir.

Doğum kontrolü birçok kültürde ve din açısından siyasi ve etik tartışmalara neden olmaktadır.

Bu muhalefet farklı şekillerde kendini gösterir.

Bazı çevreler cinsellikten kaçınma dışında tüm yöntemlere karşı çıkar.

Bazıları "doğal olmayan" yöntemler diye niteledikleri prezervatif, doğum kontrol hapı gibi teknikleri eleştirir sadece doğal yollardan korunma tekniklerini (geri çekme, takvim) kabul eder.

Oysa, gebelikten modern yöntemler ile korunmak, cinsel yaşamdan zevk almayı da sağlıyor.

Anket sonuçları efsanemigercekmi.com’dan derlenmiştir.

 
Etiketler: Kontrollü, , gebelik, , sağlıklı, gelecek,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Eylül 2020
Minnacık bir virüs ile öldürüyorlar bizi Süleyman!
506 Okunma.
30 Temmuz 2020
Maskeli dünya!
360 Okunma.
09 Temmuz 2020
İki kere beş eder
450 Okunma.
14 Haziran 2020
Kış virüs, kış kış kış!
383 Okunma.
23 Mayıs 2020
Virüsü yendiğimiz gün, bayram olacak yeryüzü!
456 Okunma.
12 Mayıs 2020
Dünyanın virüsü insan mıydı yoksa?
399 Okunma.
17 Nisan 2020
Yaşayacağımız başka bir dünya yok!
664 Okunma.
26 Mart 2020
Yaşamak ümitli bir iştir, sevgilim
1199 Okunma.
29 Şubat 2020
Aynı göğün çocuklarıyız
547 Okunma.
30 Aralık 2019
Yeni yıl mı? Hikayeee. Bize yeni bir dünya lazım!
653 Okunma.
28 Aralık 2019
Hoşça kal 2019 / Umut yarın olmasın, umut yaşamın kendisi olsun!
454 Okunma.
06 Aralık 2019
Biz sustukça
614 Okunma.
22 Eylül 2019
Yaşamak ağrısı
819 Okunma.
10 Eylül 2019
Araştırmaların canı cehenneme!
569 Okunma.
09 Ağustos 2019
Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser!
674 Okunma.
05 Mayıs 2019
Bir ebenin günlüğünden
1152 Okunma.
29 Nisan 2019
1 Mayıs /yüz yıllık çınardan büyüksün
590 Okunma.
07 Mart 2019
Erkekleri öldürdüğümüz için, öldürülüyoruz!
860 Okunma.
03 Şubat 2019
Sevgisiz bir dünyanın canı cehenneme!
1206 Okunma.
30 Aralık 2018
Yeni yıl, yeni umutlarla gelsin!
954 Okunma.
01 Aralık 2018
Sen toprağı tut!
1036 Okunma.
10 Kasım 2018
E- REÇETE: Hadi köyümüze geri dönelim!
1016 Okunma.
26 Ekim 2018
Zaman ruhu “Sonbahar”
952 Okunma.
28 Eylül 2018
Yalan hepsi ama hepsi yalan
1441 Okunma.
19 Eylül 2018
Çocuklar sensör istiyor!
1185 Okunma.
19 Ağustos 2018
Kalbimi tut
1329 Okunma.
26 Nisan 2018
Ey işçi !
3651 Okunma.
04 Nisan 2018
Dua'nın gücüyle, korkuyorum!
1571 Okunma.
25 Mart 2018
Şeker deyip geçmeyin
1371 Okunma.
05 Şubat 2018
Cevap verme, cıss!
2394 Okunma.
31 Aralık 2017
…//2018
1776 Okunma.
26 Kasım 2017
Kimsenin kalbi kimseye yetmiyor
1577 Okunma.
15 Ekim 2017
Mevsim sonbahar
1537 Okunma.
04 Ağustos 2017
Uzak Kentlerin Yakın Çocuklarıyız
1614 Okunma.
15 Haziran 2017
Sonra…
1603 Okunma.
24 Mayıs 2017
Ve hepimiz öleceğiz!
1742 Okunma.
21 Nisan 2017
Seçim sandıklarımız
1813 Okunma.
06 Nisan 2017
Yuh bize!
1831 Okunma.
18 Mart 2017
Ölümden vampirler beslenir
1592 Okunma.
04 Mart 2017
Kadınları toplumsal yaşamın dışında kimse özgürleştiremez
1595 Okunma.
13 Şubat 2017
Aşk ola..!
1781 Okunma.
22 Ocak 2017
Yaşadıkça eskitiyoruz eskiyoruz
1685 Okunma.
22 Aralık 2016
2017…
1808 Okunma.
13 Aralık 2016
Annelerin ölüm doğurdukları bir zaman
1776 Okunma.
02 Aralık 2016
Şair öldürülen her şiir’inde ölür
1859 Okunma.
21 Kasım 2016
Sevişmeyin ! savaşın
1784 Okunma.
08 Kasım 2016
Durduk yere
1925 Okunma.
26 Ekim 2016
Sessizlik
1795 Okunma.
18 Ekim 2016
Kuşlar uçmazsa ölür
1691 Okunma.
09 Ekim 2016
O hal de. şimdi susabilirsiniz!
1872 Okunma.
02 Ekim 2016
Siz bir bağımlısınız
2476 Okunma.
19 Eylül 2016
Eylül’de okullar açılırken !
2134 Okunma.
14 Eylül 2016
Bağırrr !
1903 Okunma.
01 Eylül 2016
aradığınız güçlü erkek öldü !
2010 Okunma.
28 Ağustos 2016
Hangi adalet !
1920 Okunma.
16 Ağustos 2016
Otur Süleyman !
1895 Okunma.
31 Temmuz 2016
Ve dahası çok olmadan !
2009 Okunma.
22 Temmuz 2016
Sevgili günlük
1767 Okunma.
17 Temmuz 2016
Nefret barbarlığı !
1766 Okunma.
14 Temmuz 2016
Sinek yuttum ölüyorum ! Sizin Allah’ınız yok mu ?
2550 Okunma.
06 Temmuz 2016
Umut !
1997 Okunma.
30 Haziran 2016
Şiir’e gel !
1931 Okunma.
23 Haziran 2016
Tıpkı şairin dediği gibi
1987 Okunma.
20 Haziran 2016
Erk’ekleri öldürdüğümüz için, öldürülüyoruz!
2070 Okunma.
15 Haziran 2016
Eşiniz sizi aldatıyor mu ?
3356 Okunma.
10 Haziran 2016
Gülümseyin … çekiyoruuum … çektim!
2139 Okunma.
05 Haziran 2016
Daha ne deyim !
1918 Okunma.
08 Mayıs 2016
Aya Kurşun Atan Kadın Doğurdu Beni
2092 Okunma.
28 Nisan 2016
Şair Yaşar Nezihe
2547 Okunma.
20 Nisan 2016
Artık Şiir Yazmayalım !
1965 Okunma.
04 Nisan 2016
Güzel Ölüm !
1964 Okunma.
24 Mart 2016
Toplumsal yaşamın dışında kadını hiç kimse özgürleştiremez
1988 Okunma.
Haber Yazılımı