Yazı Detayı
29 Mart 2020 - Pazar 03:11 Bu yazı 253 kez okundu
 
Rüya
Uğur Demircan
ugurdemircan@outlook.com
 
 

Korku içindeydiler. Bir odaya doluşmuşlardı. O ve ailesinden bazı kişiler… Tam bakamamıştı bile kimler olduğuna. Pencere kenarında saklanarak, dışarı bakmaya çalışıyorlardı. Dışarıda manzara korkunçtu!
Ter içinde uyandı. Derin bir nefes verdi. Kendi kendine konuşmak âdeti değildi ama bu kez yüksek sesle, şükür rüyaymış yine, dedi. 
Son günlerde sık gördüğü bir rüyaydı. Senaryo neredeyse aynı oluyordu her seferinde ve bir noktaya gelinceye dek, bilmeden, tekrar tekrar yaşıyordu aynı korkuyu. Fark ettiği kısma gelince de uyanıyordu. Uyanmasında en büyük pay telefonun alarmıydı kuşkusuz. Aynı saatlerde yatardı her gece. Aynı saatte uyanınca da rüyanın aynı yerde kesilmesi mantıklı geliyordu doğrusu.
Elini, yüzünü yıkadı tazyiksiz çeşmede. Avucunu tutup beklemesi gerekiyordu, yeteri kadar suyun dolması için. Bazen bu kadar sabırlı olabiliyordu işte.
Kahvaltı etmeden fırladı kapıdan. Otobüs tıklım tıklımdı yine. Evden kahvaltısız çıkıp okula, işe koşturan insanlar yüzünden otobüste buram buram ağız kokuyordu, her sabah olduğu üzere. Kendisi de dahildi bu gruba ve sadece burnundan nefes alarak beş durak geçti.
Siren sesleri çalmaya başlayınca, panik halinde karşılarına ilk çıkan eve - kapıyı kırarcasına açtırarak - dalmışlardı. Bilmedikleri bir mahallede, bilmedikleri bir evin küçük bir odasına sığınmışlardı. Korku içindeydiler. Bir odaya doluşmuşlardı; o ve ailesinden bazı kişiler. Pencere kenarında saklanarak dışarı bakmaya çalışıyorlardı. Dışarıda manzara korkunçtu!
Sıçrayarak uyandı. Yine rüyaydı ve aynısıydı. Nasıl oluyordu bu, neden hep aynısıydı ve daha önemlisi bu kadar sık görüldüğüne göre, bir şeye mi işaret ediyordu? Bu sorularla yıkadı yüzünü yavaş yavaş. Kahvaltı etmeden çıktı evden. Otobüs açlık kokuyordu yine.
Siren sesleri çalmaya başlayınca panik halinde karşılarına çıkan ilk eve dalmışlardı. Bilmedikleri bir mahallede, bilmedikleri bir evin küçük bir odasına sığınmışlardı. Korku içindeydiler. Dışarıda manzara korkunçtu! Gökyüzü dev makinelerle dolmuştu. İnsanın makine diyesi geliyordu çünkü bunlar daha önce bildikleri hiçbir hava aracına benzemiyorlardı. Bazıları büyük ve hareketsiz, asılı duruyorlardı havada. Bazıları daha orta boyutta ve ağır ağır hareket halindeydiler. Aralarda ise bir sürü ufak araç vardı, arı gibi oradan oraya vızıldayarak kayan. Sirenler susmuyordu. Dışarıda insanlar birbirlerini ezerek kaçışıyorlardı. 
Ter içinde uyandı. Derin bir nefes verdi. Telefonuna baktı hemen, alarmı duymamıştı ve sadece bir dakika geç kalkmıştı. Oysa rüyada daha uzun geçmişti zaman. İyi bari, diye düşündü. “Filmin devamını gördük biraz.”
Yine kahvaltısız, yine aynı otobüsle gitti işe. Otobüste giderken, bu gece biraz daha erken yatmalı, diye düşündü.


Siren sesleri çalmaya başlayınca karşılarına ilk çıkan evin, küçük bir odasına sığınmışlardı. Korku içindeydiler. Gökyüzü dev makinelerle dolmuştu. Daha önce bildikleri hiçbir hava aracına benzemiyorlardı. Bazıları büyük ve hareketsiz, bazıları daha orta boyutta ve ağır ağır hareket halindeydiler. Aralarda ise bir sürü ufak araç vardı. Sirenler susmuyordu. Dışarıda insanlar birbirlerini ezerek kaçışıyorlardı. Yer yer arabalar ters dönmüş, binalar yıkılmıştı. Yangınlar dinmiyor, feryatlar yükseliyordu şehrin dört bir yanından. Yukarıdaki araçlardan ateş ediliyordu sürekli. İstilâ ediliyordu şehir. Yaramaz çocukların üstünde tepindiği karınca kolonisi gibi, soykırıma uğruyordu insanlar. Yanmış cesetlerin kokusu saklandıkları odaya kadar geliyordu.
Gözünde bir damla yaş ile uyandı. “Ne rüyası lan bu!” diye bağırdı yatağın içinde. Korkuyordu artık. Birine mi anlatmalıydı? Kim, ne diyebilirdi ki buna! Ölmüş teyzesi geldi aklına. Yaşasaydı ona anlatırdı. Teyzesinin rüya tabirleri meşhurdu, akraba arasında.
Neyse ki ertesi gün tatildi. Telefonun alarmını kapatacak ve rüyanın sonuna kadar görmeye çalışacaktı. Otobüs, sanki biraz ceset koktu o sabah.
Siren sesleri çalmaya başlayınca, karşılarına çıkan evin bir odasına sığınmışlardı. Korku içindeydiler. Gökyüzü dev makinelerle dolmuştu. Sirenler susmuyordu. Dışarıda insanlar birbirlerini ezerek kaçışıyorlardı. Yer yer arabalar ters dönmüş, binalar yıkılmıştı. Yangınlar ve feryatlar yükseliyordu dört bir yandan. Yukarıdaki araçlardan ateş ediliyordu sürekli. İstilâ ediliyordu şehir. Soykırıma uğruyordu insanlar. Yanmış cesetlerin kokusu burunlarına geliyordu. 
O esnada içinde bulundukları bina, deprem olur gibi sarsılmaya başladı. Deprem olmadığı kısa sürede anlaşıldı: Evin çatısı, tümüyle sökülüp uçtu üstlerinden! Ev sadece dört duvar kalmıştı! Başlarının üstünde, gökyüzü ve araçlar görünüyordu şimdi. Şaşkınlık ve korku had safhadaydı. Duvarın yıkılan kısmından şehrin kalanını görebiliyordu; bütün evlere aynı şey oluyordu! 
İlk defa, odadaki diğer aile üyelerine döndü. Annesi ve üç kardeşi oradaydı. Babam nerede, diye sordu. Cevap vermiyorlardı. Ağlayarak yukarı bakıyordu hepsi. Evin çatısının ardından ağlıyorlardı.
Telefon çalmasına uyandı. Arayan annesiydi. Ağlıyordu.
Uğur Demircan, Kasım 2016 – İzmir

 
Etiketler: Rüya, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Nisan 2020
Tarih ve Türk tarih kurumu
285 Okunma.
12 Nisan 2020
Babamın Sözcükleri
351 Okunma.
29 Ocak 2020
Vazife
614 Okunma.
02 Ocak 2020
Tercih
459 Okunma.
08 Aralık 2019
Hercai
565 Okunma.
02 Aralık 2019
Kırık
312 Okunma.
01 Kasım 2019
Gelin
499 Okunma.
28 Eylül 2019
Yine
425 Okunma.
09 Eylül 2019
Okumak
507 Okunma.
03 Eylül 2019
Kefaret
417 Okunma.
03 Ağustos 2019
Leylâ
540 Okunma.
06 Temmuz 2019
Devridaim
399 Okunma.
17 Haziran 2019
Sükût
456 Okunma.
16 Mayıs 2019
Uzaklardan bir serzeniş
466 Okunma.
11 Nisan 2019
Kumar
653 Okunma.
04 Mart 2019
Kar
622 Okunma.
25 Şubat 2019
Fotoğraf
573 Okunma.
17 Şubat 2019
Etiket
665 Okunma.
10 Şubat 2019
Sait Faik
647 Okunma.
03 Şubat 2019
Şirince'nin aksi
706 Okunma.
27 Ocak 2019
Araf
633 Okunma.
21 Ocak 2019
Küçük Kıyamet
642 Okunma.
13 Ocak 2019
Büyük kıyamet
572 Okunma.
06 Ocak 2019
Kar
702 Okunma.
29 Aralık 2018
Ercan Hoca'ya
677 Okunma.
23 Aralık 2018
Madde, mânâ, kelâm
626 Okunma.
16 Aralık 2018
Harften cümleye
687 Okunma.
09 Aralık 2018
Yılların ötesinden bir fotoğraf
702 Okunma.
02 Aralık 2018
İmece müzesi
659 Okunma.
25 Kasım 2018
Kâğıt, kalem ve yazma üstüne
720 Okunma.
18 Kasım 2018
İzmir
776 Okunma.
11 Kasım 2018
İndiroid market
693 Okunma.
04 Kasım 2018
Makas
716 Okunma.
28 Ekim 2018
Kemal Sunal
721 Okunma.
21 Ekim 2018
Ayna ayna
712 Okunma.
14 Ekim 2018
Yazmaya dair
746 Okunma.
07 Ekim 2018
Başarı
870 Okunma.
30 Eylül 2018
Düzeltme ve gurur
888 Okunma.
23 Eylül 2018
Sinemada seyredilen ilk film
769 Okunma.
16 Eylül 2018
Şi-irsaliye
724 Okunma.
09 Eylül 2018
Facebook'tan öğrenilenler
817 Okunma.
02 Eylül 2018
Nehir
818 Okunma.
26 Ağustos 2018
Telâki
971 Okunma.
19 Ağustos 2018
Plure(S) Vıtae (gerçek yaşam)
877 Okunma.
12 Ağustos 2018
Okumaya mı geldik?
916 Okunma.
05 Ağustos 2018
Okuma aşkı
1020 Okunma.
30 Temmuz 2018
Ne için yazıyorum?
987 Okunma.
23 Temmuz 2018
Fan davası
999 Okunma.
15 Temmuz 2018
Çocukluğum
1135 Okunma.
08 Temmuz 2018
Bilinç akışı
1161 Okunma.
02 Temmuz 2018
yaşayanlar morgu
1063 Okunma.
28 Haziran 2018
Uçurum
1094 Okunma.
18 Haziran 2018
Son salıncak
1093 Okunma.
11 Haziran 2018
Gececi
1155 Okunma.
03 Haziran 2018
Vapurda
1165 Okunma.
28 Mayıs 2018
Adam suretli böcekler
1210 Okunma.
21 Mayıs 2018
Kavşak
1110 Okunma.
13 Mayıs 2018
Sigara
1177 Okunma.
06 Mayıs 2018
Kuğulu park
1340 Okunma.
30 Nisan 2018
Suya düşen balık
1187 Okunma.
22 Nisan 2018
Görünmez kitap ve daktilo
1159 Okunma.
16 Nisan 2018
Müstehzi
1145 Okunma.
09 Nisan 2018
Pasaj
1238 Okunma.
25 Mart 2018
Hiç artı sıfır
1226 Okunma.
18 Mart 2018
AH-lep
1239 Okunma.
15 Mart 2018
Amcamın paraları
1576 Okunma.
Haber Yazılımı