Yazı Detayı
24 Mart 2016 - Perşembe 22:43 Bu yazı 1950 kez okundu
 
Toplumsal yaşamın dışında kadını hiç kimse özgürleştiremez
Havva Dilek
dilek_toros42@hotmail.com
 
 

Ben eşime karışmam, ben sevgilime vurmam,ben onu yapmam, ben bunu yapamam, ben kadını özgür bırakırım vb.

Doğru söylüyorsunuz aslında, yapmanız gereken şeyleri yapmam,yapamam  diyorsunuz.

Oh ne ala ! İyi ki bunu söyleme cesareti gösterebiliyorsunuz.

Böyle dediğime bakmayın siz. İlk büyük iş bölümü kadın ve erkek arasında gerçekleşmiştir ve erkek cinsi toplumsal üretime (toplusal yararlılık anlamında) yüzlerce yıl önce dahil olmuştur.Böylece erkek cinsi çok daha fazla ezilmiş, emeği çok daha fazla sömürüye tabi kılınmıştır.

Eril toplumlarda eril devlet yapısı ile aile yaşamında büründüğü rol her yönüyle erkek için oldukça ağırdır aslında.Bu ne şimdi diyenler olacaktır eminim.Ama gerçekten durum budur.Erkek adam ağlamaz, erkek adam pipisini gösterir, tek kadınla yatan erkek adam mı olur,daha çocuk yaşta hiç kimseyi yapamıyorsan git eşeği –köpeği becer, erkek adam karısını döver, erkek adam ,erkek adam vs vs. daha pek çok eril yapı erkek cinsinin yaşamını çıkmaza sürükler durur. Çok çarpıcı bir örnek vermek gerekirse; intihar girişim vakası kadın cinsinde yüksek iken girişilen intihar olayında ölüm oranı erkek cinsiyette daha yüksektir.

Kadın cinsi , kadınlar üretim araçlarının gelişmesine paralel olarak  ev ekonomisinden koparak( evde ki basit üretimin  maliyeti yükseldikçe) toplumsal üretime zorunlu olarak dahil olmaya başlar.Ki bu süreç oldukça yakın bir döneme rastlar.

Bulunduğumuz coğrafya ise çok daha yakın bir sürece tekabül eder.Ne zaman ki kadın toplumsal üretime, çalışma yaşamına  dahil olur; bu bir yandan kadını özgürleştirirken, diğer yandan ev içerisinde ki işlere (teknik gelişim iş yükünü büyük oranda hafifletse bile ; çamaşır ,bulaşık makinaları, ev aletleri, kreş  vs ) bir de çalışma yaşamının getirdiği zorluklar eklenince  kadının omuzlarında ki yük  artar.

Hele ki kapitalist üretim biçimde kadının kendisinin de metalaştırılması olgusu üzerine binen yükü bir kez daha artırır ve işte durum bu noktada karışmaya başlar. Kadın çalışma yaşamıyla basit ev işlerinden kurtuldum derken bütün bunların sorumluluğunu toplumsal anlamda hala üzerinde(yasa olarak da) bulunması belli bir kırılmayı koşullar.

Kendi ev ekonomisi içerisinde “mutlu “ olan kadın artık mutsuz, sorun olarak  görmediği şeyleri artık sorun olarak algılamaya başlar, ki  doğaldır.Kısacası üretim tarzı üretim ilişkilerini şekillendirir ve kadın cinsi de tıp kı erkek cinsi gibi bu çarkta öğütülür.

Özetle kadını ezen, sömüren  erkek cinsi değil, içinde yaşadığı eril sistemin kendisidir.Bu bağlamda erkek cinsi kadına kıyasla çok daha fazla ezilmiş , sömürülmüştür.Üretim  tarzını değiştirmeden , o üretim tarzının oluşturduğu üretim ilişkileri üstten parçalamaya kalkmak bir vadide  bağırıp, kulağının  kendi sesini dinlemesi gibi bir şeydir.

Bu gün geldiğimiz nokta açısından üretimin toplumsallaşması ve kadının da en az erkekler kadar bu toplumsal üretime dahil olması bu alanda ki yasaların da değişmesini gerektirmektedir.Bu bağlamda çalışma yaşamının yasalarının değiştirilmesi için mücadele etmek zorunluluktur.

O yüzden hepimizin  yapması gereken , sorumluluğumuz olan  en önemli şey toplum tarafından geliştirilmiş üretim araçlarının gelişimin engellenmesine , tahrip edilmesine(savaşlar bu tahribatın en fazla yapıldığı alanlardır, halkların varlıkları hoyratça harcanır) karşı durmaktır.

Umut Yarın Olmasın…

Umut Yaşamın Kendisi Olsun Dileğiyle…

 
Etiketler: Toplumsal, yaşamın, dışında, kadını, hiç, kimse, özgürleştiremez,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Temmuz 2020
Maskeli dünya!
171 Okunma.
09 Temmuz 2020
İki kere beş eder
376 Okunma.
14 Haziran 2020
Kış virüs, kış kış kış!
342 Okunma.
23 Mayıs 2020
Virüsü yendiğimiz gün, bayram olacak yeryüzü!
408 Okunma.
12 Mayıs 2020
Dünyanın virüsü insan mıydı yoksa?
342 Okunma.
17 Nisan 2020
Yaşayacağımız başka bir dünya yok!
619 Okunma.
26 Mart 2020
Yaşamak ümitli bir iştir, sevgilim
1031 Okunma.
29 Şubat 2020
Aynı göğün çocuklarıyız
505 Okunma.
30 Aralık 2019
Yeni yıl mı? Hikayeee. Bize yeni bir dünya lazım!
615 Okunma.
28 Aralık 2019
Hoşça kal 2019 / Umut yarın olmasın, umut yaşamın kendisi olsun!
404 Okunma.
06 Aralık 2019
Biz sustukça
567 Okunma.
22 Eylül 2019
Yaşamak ağrısı
775 Okunma.
10 Eylül 2019
Araştırmaların canı cehenneme!
535 Okunma.
09 Ağustos 2019
Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser!
626 Okunma.
05 Mayıs 2019
Bir ebenin günlüğünden
1085 Okunma.
29 Nisan 2019
1 Mayıs /yüz yıllık çınardan büyüksün
547 Okunma.
07 Mart 2019
Erkekleri öldürdüğümüz için, öldürülüyoruz!
821 Okunma.
03 Şubat 2019
Sevgisiz bir dünyanın canı cehenneme!
1169 Okunma.
30 Aralık 2018
Yeni yıl, yeni umutlarla gelsin!
909 Okunma.
01 Aralık 2018
Sen toprağı tut!
994 Okunma.
10 Kasım 2018
E- REÇETE: Hadi köyümüze geri dönelim!
980 Okunma.
26 Ekim 2018
Zaman ruhu “Sonbahar”
908 Okunma.
28 Eylül 2018
Yalan hepsi ama hepsi yalan
1406 Okunma.
19 Eylül 2018
Çocuklar sensör istiyor!
1145 Okunma.
19 Ağustos 2018
Kalbimi tut
1295 Okunma.
26 Nisan 2018
Ey işçi !
3582 Okunma.
04 Nisan 2018
Dua'nın gücüyle, korkuyorum!
1539 Okunma.
25 Mart 2018
Şeker deyip geçmeyin
1325 Okunma.
05 Şubat 2018
Cevap verme, cıss!
2352 Okunma.
31 Aralık 2017
…//2018
1726 Okunma.
26 Kasım 2017
Kimsenin kalbi kimseye yetmiyor
1520 Okunma.
15 Ekim 2017
Mevsim sonbahar
1503 Okunma.
04 Ağustos 2017
Uzak Kentlerin Yakın Çocuklarıyız
1568 Okunma.
15 Haziran 2017
Sonra…
1563 Okunma.
24 Mayıs 2017
Ve hepimiz öleceğiz!
1691 Okunma.
21 Nisan 2017
Seçim sandıklarımız
1782 Okunma.
06 Nisan 2017
Yuh bize!
1788 Okunma.
18 Mart 2017
Ölümden vampirler beslenir
1543 Okunma.
04 Mart 2017
Kadınları toplumsal yaşamın dışında kimse özgürleştiremez
1554 Okunma.
13 Şubat 2017
Aşk ola..!
1742 Okunma.
22 Ocak 2017
Yaşadıkça eskitiyoruz eskiyoruz
1642 Okunma.
22 Aralık 2016
2017…
1765 Okunma.
13 Aralık 2016
Annelerin ölüm doğurdukları bir zaman
1736 Okunma.
02 Aralık 2016
Şair öldürülen her şiir’inde ölür
1798 Okunma.
21 Kasım 2016
Sevişmeyin ! savaşın
1740 Okunma.
08 Kasım 2016
Durduk yere
1888 Okunma.
26 Ekim 2016
Sessizlik
1750 Okunma.
18 Ekim 2016
Kuşlar uçmazsa ölür
1642 Okunma.
09 Ekim 2016
O hal de. şimdi susabilirsiniz!
1839 Okunma.
02 Ekim 2016
Siz bir bağımlısınız
2384 Okunma.
19 Eylül 2016
Eylül’de okullar açılırken !
2085 Okunma.
14 Eylül 2016
Bağırrr !
1853 Okunma.
01 Eylül 2016
aradığınız güçlü erkek öldü !
1968 Okunma.
28 Ağustos 2016
Hangi adalet !
1869 Okunma.
16 Ağustos 2016
Otur Süleyman !
1856 Okunma.
31 Temmuz 2016
Ve dahası çok olmadan !
1974 Okunma.
22 Temmuz 2016
Sevgili günlük
1723 Okunma.
17 Temmuz 2016
Nefret barbarlığı !
1725 Okunma.
14 Temmuz 2016
Sinek yuttum ölüyorum ! Sizin Allah’ınız yok mu ?
2500 Okunma.
06 Temmuz 2016
Umut !
1956 Okunma.
30 Haziran 2016
Şiir’e gel !
1903 Okunma.
23 Haziran 2016
Tıpkı şairin dediği gibi
1929 Okunma.
20 Haziran 2016
Erk’ekleri öldürdüğümüz için, öldürülüyoruz!
2009 Okunma.
15 Haziran 2016
Eşiniz sizi aldatıyor mu ?
3185 Okunma.
10 Haziran 2016
Gülümseyin … çekiyoruuum … çektim!
2088 Okunma.
05 Haziran 2016
Daha ne deyim !
1871 Okunma.
01 Haziran 2016
Kontrollü gebelik sağlıklı gelecek
2015 Okunma.
08 Mayıs 2016
Aya Kurşun Atan Kadın Doğurdu Beni
2050 Okunma.
28 Nisan 2016
Şair Yaşar Nezihe
2495 Okunma.
20 Nisan 2016
Artık Şiir Yazmayalım !
1925 Okunma.
04 Nisan 2016
Güzel Ölüm !
1926 Okunma.
Haber Yazılımı