Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
wassap
Form
Hüseyin İriilter
Köşe Yazarı
Hüseyin İriilter
 

Cumhuriyet bir kadın devrimidir

          “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Olabilir mi ki; bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki; bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?” Mustafa Kemal ATATÜRK           Mustafa Kemal daha kurtuluş savaşının tam da ortası bir zamanda öğretmenlerle yaptığı bir toplantıda kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlerden ayrı oturtulduğunu görmüş. Toplantı sonunda bu oturma şeklini organize eden görevliye “Sizin kendinize mi güveniniz yok, yoksa Türk kadınının iffetine mi?” diyerek çıkışmıştır. Devamında bu hatanın bir daha yapılmamasını istemiştir.           Bu anı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ileriki süreçte kadınlarımız açısından neler yapacağının bir işareti olarak görmek mümkündür.           Eski Türk devletlerinde kadının yeri üst seviyedeydi. Kimi zaman devleti yönetiyor, kimi zaman da hükümdar olan erkeğin yanında karar almaya ortak oluyordu.           Bilge Kağan kitabesindeki “Tanrı Türk milleti yok olmasın diye babam İl-teriş Kağan ile anam İl-bilge Hatun’u yükseltti” ifadesi Türk kültüründe kadının siyasi ve toplumsal değerinin ne kadar yüksek ol­duğunun göstergesidir.           Osmanlı Devleti’nin özellikle ikinci yarısında kadına yönelik ba­kış açısı büyük ölçüde değişmiştir. Kadınlar haklarının birçoğunu kaybetmiş, sosyal yaşamdan uzaklaştırılmıştır.           Her şeye rağmen Osmanlının sonlarına doğru ise kadınlarımız bazı haklara sahip olmuş, özellikle de II. Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte çalışma hayatında da boy göstermeye başlamışlardır.           Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşıyla birlikte kadınlarımız haklarını hızlı bir şekilde almaya başlamış, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte demokrasinin hakim olduğunu, insan haklarının uygulandığını düşündüğümüz birçok devletten önce kadınlarımız haklarını almışlardır.           Cumhuriyetle birlikte kadınların elde ettiği hakların bazılarına bakmak gerekirse:         *Resmi nikah getirildi.         *Birden fazla kadınla evlenme kaldırıldı.         *Evlilikte yaş sınırı konuldu, küçük yaşta evlilikler önlendi.         *Miras hukukunda cinsiyet ayrımına son verildi.         *Kadınlara siyasi haklar teslim edildi ve seçme seçilme hakkı verildi.         *Eşit eğitim hakkı verildi.         *Meslek edinme hakkı verildi.         * ……. şeklinde sıralayabiliriz.           Bugün kendilerini sosyal yaşamdan uzak tutmaya çalışan zihniyetlere inat kadınlarımız haklarına sahip çıkacaklardır.           Neden mi?           CUMHURİYET BİR KADIN DEVRİMİDİR de ondan.
Ekleme Tarihi: 16 Kasım 2021 - Salı

Cumhuriyet bir kadın devrimidir

          “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Olabilir mi ki; bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki; bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?” Mustafa Kemal ATATÜRK

          Mustafa Kemal daha kurtuluş savaşının tam da ortası bir zamanda öğretmenlerle yaptığı bir toplantıda kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlerden ayrı oturtulduğunu görmüş. Toplantı sonunda bu oturma şeklini organize eden görevliye “Sizin kendinize mi güveniniz yok, yoksa Türk kadınının iffetine mi?” diyerek çıkışmıştır. Devamında bu hatanın bir daha yapılmamasını istemiştir.

          Bu anı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ileriki süreçte kadınlarımız açısından neler yapacağının bir işareti olarak görmek mümkündür.

          Eski Türk devletlerinde kadının yeri üst seviyedeydi. Kimi zaman devleti yönetiyor, kimi zaman da hükümdar olan erkeğin yanında karar almaya ortak oluyordu.

          Bilge Kağan kitabesindeki “Tanrı Türk milleti yok olmasın diye babam İl-teriş Kağan ile anam İl-bilge Hatun’u yükseltti” ifadesi Türk kültüründe kadının siyasi ve toplumsal değerinin ne kadar yüksek ol­duğunun göstergesidir.

          Osmanlı Devleti’nin özellikle ikinci yarısında kadına yönelik ba­kış açısı büyük ölçüde değişmiştir. Kadınlar haklarının birçoğunu kaybetmiş, sosyal yaşamdan uzaklaştırılmıştır.

          Her şeye rağmen Osmanlının sonlarına doğru ise kadınlarımız bazı haklara sahip olmuş, özellikle de II. Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte çalışma hayatında da boy göstermeye başlamışlardır.

          Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşıyla birlikte kadınlarımız haklarını hızlı bir şekilde almaya başlamış, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte demokrasinin hakim olduğunu, insan haklarının uygulandığını düşündüğümüz birçok devletten önce kadınlarımız haklarını almışlardır.

          Cumhuriyetle birlikte kadınların elde ettiği hakların bazılarına bakmak gerekirse:

        *Resmi nikah getirildi.

        *Birden fazla kadınla evlenme kaldırıldı.

        *Evlilikte yaş sınırı konuldu, küçük yaşta evlilikler önlendi.

        *Miras hukukunda cinsiyet ayrımına son verildi.

        *Kadınlara siyasi haklar teslim edildi ve seçme seçilme hakkı verildi.

        *Eşit eğitim hakkı verildi.

        *Meslek edinme hakkı verildi.

        * ……. şeklinde sıralayabiliriz.

          Bugün kendilerini sosyal yaşamdan uzak tutmaya çalışan zihniyetlere inat kadınlarımız haklarına sahip çıkacaklardır.

          Neden mi?

          CUMHURİYET BİR KADIN DEVRİMİDİR de ondan.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.