Kurban paylaşmaktır, kardeşliktir, iyiliktir, berekettir.
Yazı Detayı
04 Haziran 2021 - Cuma 00:38 Bu yazı 415 kez okundu
 
Tarih affetmez
Hüseyin İriilter
 
 

        Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” Mustafa Kemal ATATÜRK

        Atatürk’ün bu sözü tarihi olayları değerlendirme sürecinde tarafsız olmanın önemini vurgular.

        Cumhuriyet tarihini anlamak için her konuda yeteri kadar belge, bilgi vardır ve belge ve bilgiye dayandırılmayan hiç bir olay tarih olarak görülemez.

        Öncelikle olayları değerlendirirken olayın meydana geldiği dönemin şartlarını dikkate almak gerekir. Çünkü o dönemin siyasi, kültürel, sosyal, ekonomik, dini vb. özellikleri geçmişte yaşanan olayların nedenleri üzerinde doğrudan belirleyicidir.

        Ne var ki kişilerin politik çıkarı, dini inancı, aldığı eğitim gibi bazı durumlar objektif, önyargısız ve tarafsız olmanın önündeki en büyük engeldir. .

        Tarihi olayları çarpıtma politik çıkarı gereği rejimle kavgalı olanların genel olarak başvurdukları bir yöntemdir. Herkesçe de bilinen bazı çakma tarihçiler çoğunlukla belgeye dayandırmadan kimi cumhuriyet düşmanı şahsiyetlerin anılarını referans alırlar ya da kendi senaryolarını yazarlar. Yazdıkları uydurma tarihle cumhuriyet kazanımlarını ve adı cumhuriyetle özdeşleşmiş kahramanları itibarsızlaştırma gayretine girerler.

        Tarih çarpıtmaları sırf ideolojik çıkar amaçlı olmayıp, iktidarın zafiyetleri sonucu kötü giden ekonomik, siyasi, vb. konularda kaybedilen itibarı gizlemek ve toplumun dikkatini başka yöne çekmek için gündem yaratmak şeklinde de karşımıza çıkmaktadır, çıkabilmektedir.       

        Cumhuriyet kazanımlarını, Atatürk’ü ve diğer kahramanları itibarsızlaştırmak amacıyla artısı eksisiyle bizim geçmişimiz olan cumhuriyet öncesi veya sonrası kimi tarihi şahsiyetler olduğundan fazla yüceltilmeye çalışılmaktadır. Oysaki itibarsızlaştırma çabasının ters teptiğinin, yüceltmeye çalışılan tarihi şahsiyetlere zarar verdiklerinin, onları tartışılır hale getirdiklerinin farkına bile varamamaktadırlar.

        İtibarsızlaştırma çabası dini değerler üzerinden de yapılmaktadır. Toplumun milli ve manevi duygularının en üst seviyeye çıktığı günler çarpıtmaların sorgusun sualsiz kabul edildiği günlerdir. Şehit cenazeleri, dini bayramlar, cami vaazları, cami çıkışları bu kabuller için en uygun zeminlerdir. Doğal olarak bu alanların siyasete alet edilmesi yine en büyük zararı dine vermektedir. Dini alanların siyasete alet edilmesi sonucu ateizmin, deizmin artması olarak karşımıza çıkmakta olduğu genel kanıdır.

        En son olarak devlet erkânının da bulunduğu bir anda Ayasofya’da dünyanın yüz yılın lideri kabul ettiği Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’e yapılan hakaretin İslam Dinine zerre kadar yararının olamayacağı, aksine toplumu ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı bir özelliğe sahip olduğu gizlenemez bir gerçektir.

        Günümüzde bu girişimlerin iktidar kanadından destek bulmadan yapılamayacağı da herkesçe bilinen bir gerçektir.

        Her hal ve şekilde hedef kitle sade yurttaşlardır. Yurttaşlar üzerinde algı mühendisliği yapılmak istenmektedir. Ancak yapılan itibarsızlaştırma çabalarının aksine, her saldırı sonucunda Türk ulusunun Atatürk sevgisi her geçen zaman sürecinde daha da artmaktadır.

        Gerçekler her zaman güçlüdür ve gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.

        Sözün özü;

        TARİH AFFETMEZ!

 
Etiketler: Tarih, affetmez,
Yorumlar
Haber Yazılımı